Normalde bunu yapmakta ciddi oranda zorluk yaşarım. Okuyup sevdiğim kitapları başkalarıyla paylaşmak konusunda ciddi bir kıskançlık durumuna giriyorum. Belki de bu kitabı yirmi beşinci kez okumaya başlayışımdan kaynaklanıyor olacak ki başkalarının da okumaya hakkı olduğunu düşünmeye başladım.Chuck Palahniuk ” eğer bu kitabı okumaya niyetliyseniz vazgeçin” deyip, ilk bakışta içinde ters psikoloji de barındıran bir yaklaşımla başlamış kitaba. Tabi daha ilk bölüm bitmeden ters psikolojiyle ilgili fikirleriniz değişmeye başlıyor. Garip bir anne-oğul ilişkisinin içinde bulmuşken kendinizi birden arkadaşlık ve karşı cinsle ilgili ayrıntılar giriyor. Toparlamaya çalışırken sex bağımlılarının toplandığı bir koğuşta tedavinin ötesindeki olaylardan bahsediyor ya da bir uçağın tuvalet kabininde kapının oldukça yukarısındaki ayak izinin oluşumuna dair fikir yürütmenizi sağlıyor. “ve belki de bilmek önemli değildir” deyip kafanızda ki tüm kavramları alt üst edip geri çekiliyor.
Altını çizdiğim yerleri yazacaktım ama mümkün olmadığını farkettim. Ayrıca tıkanma aslandır, kaplandır tarzı oldu yazı birazcık. Elbette negatif yönleri vardır ama ben objektif yaklaşamadım.



sevilen herşey paylaşılmamalı bencede :D ama bu sevdiklerimiz kıskanmakmıdır bilmiorum..yada cimriliktir.ama kültür dendimi durulmalı.kültür sanat herşekilde paylaşılmalı hele ki bu zamanda gençlerin daha da dışa açılması başlamış hatta abartılmışken kitap sinema vb seyler paylaşılmalı.bi cafeye gidip saatlerce oturup beyninin sulanmasını beklemektense bu cocuklar okumalı,konuşabilecek konu edinmeliler :) çok takdir ettim muratım. kitabın bitince yirmialtıncı kez okumaya karar vermezsen ben alabilirim :)